|
..:: Faaliyet Raporları ::..
|
|
|
|
|
|
|
|
SILA GEZİSİ
|
|
Geçen yıllarda Balkusan’da düzenlenen Dil Bayramı törenleri için Erçev’in İstanbul’dan düzenlediği Ermenek gezisine katılanlardan gezi dönüşü anılarını dinledikçe zaman ayırıp katılamadığıma üzülürdüm. Nihayet bu yıl ben de bu geziye katılma mutluluğuna eriştim. Beş yıldan beri görmediğim memleketimin havasını doya doya teneffüs etme, buz gibi sularından kana kana içme, Dil Bayramı törenlerine katılma ve akabinde doğa ile iç içe olan bir yerde Bayram Hasan’ın nefis alabalığından ve Sn. Cafer Ünlü’nün yoğurduğu çiğ köfteden doya doya yeme imkânı elde ettim. Gezinin son günü Ermenek’ten görülen ve dolmakta olan baraj gölünün doyumsuz manzarasını bir de yakından gördük. Bu arada baraj gövdesini de yerinde inceledik. Daha sonra gittiğimiz Zeyve Pazarı’nda aktığı yüzeyin yosunlar tarafından kadife gibi kaplandığı şelalelerin yanı başında, oluklardan gürül gürül akan ve yakınımızdan geçen derenin coşkulu sularının çıkardığı su sesleri ve kuş cıvıltıları eşliğinde ulu ağaçların gölgesinde yediğimiz Ermenek’e özgü kebabın lezzetini kolay kolay unutacağımı sanmıyorum.Yemek sırasında ve gezi otobüsünde başta Sn.Haldun Atıcı olmak üzere birçok arkadaşın Cem Yılmaz’ı aratmayan esprileri bütün stresimizi dağıtacak düzeydeydi.
25 yıldan beri görmediğim ve çoktan beri göçülmediği için bakımsız kalmış ve içindeki ev yıkılmış olan bağımızı gezerken zamanın acımasızlığına üzüldüm ancak kısa bir süre de olsa sanki 50 yıl geriye giderek çocukluğumu yaşadım. Cuma günü Ermenek’in pazarına gittik. Herkes pazardan İstanbul’a dönüşte sıla hasretini giderecek Ermenek’e özgü bir şeyler almaya çalışıyordu. Ben de bandırma, kak kurusu, kaynarca ve helva aldım.
Daha önce Ermenek’i hiç görmemiş olan ve tavsiyemiz üzerine bu geziye katılan Samsun’lu damadım Mustafa Sarı’nın da geziden son derece memnun kalması bir Ermenek’li olarak beni de memnun etti.
Gezi sırasındaki bir başka büyük kazancım ise yeni arkadaşlarla tanışmam ve çoktan beri görmediğim arkadaşlarla görüşme fırsatı bulmam oldu.
Tadı damağımda kalan bu geziyi düzenleyen başta vakıf başkanı Sn. Reşit Keskin olmak üzere Erçev’in değerli üyelerine sonsuz teşekkürler…
17.05.2010
Fuat Tutar
|
|
Fuat Tutar
tarafından
17.05.2010
'inde eklendi. |
|
|
|
|
|
|
YAPMAK VEYA YAPMAMAK
|
|
Sizlerle, Erçev`in yönetiminden birisi olarak değil, yönetimin bilgisi dışında, hemşeriniz olarak kişisel düşüncelerimi duygularımı paylaşmak istedim.
Erçev kurulurken yeterli bilgiye sahip olmadığım için katkım olmamıştı. Kuruluşundan sonraki geçen bir iki yılın ardından hem yeni tanıştığım hem de iyi tanıdığım arkadaşlarımla birlikte Vakfın faaliyetlerine katıldım. Sonrasında da dostlar uygun görüp görev verdi ve yönetim kurulunda zevkle çalışmaya başladım.
Yönetimde olmak farklıdır. İstediğinizi söyleyemez, istediğiniz gibi hareket edemezsiniz. Size inanan, görev veren, bağış yapan her kişiye karşı sorumluluklarınızı bilmek ve onların büyük özverisiyle yaptığı yardımın doğru yere gitmesi için gereğini yapmak zorundasınızdır. Diğer taraftan sizin hakkınızda yeterli bilgiye sahip olmadan, sizi tanımaya çalışmadan olumlu olumsuz konuşanların tavırlarına da saygı duymak ve hoşgörüyle karşılamak durumundasınız.
Konuşmak, eleştirmek, öyle olmaz böyle yapılmalıydı demek hem geleneğimiz hem de alışkanlıklarımızdandır. İyi öğrenmez, iyi araştırmayız, bilgiye ve yapılana saygı duymayız, yapmaya çalışmadan yapılan hakkında ahkam keseriz. Yapıcı olmak yerine yıkıcı olmayı yeğleriz.
Erçev`in mayası Taşeli sevgisidir. Hiç siyaset konuşulmaz konuşmak isteyen dinlenmez. Amaç siyaset değildir. Bağışlanan her kuruş (devletin ve bankaların aldığı masraf ve vergi dışında) hedefler doğrultusunda yardım olarak dağıtılır. Henüz kendisine ait yeri yoktur. Elbette alabilecek gücü vardır. Ancak; önceliğini sizlerden öğrencilerden yana kullanmıştır. Erçev yöneticileri ve üyeleri, Dil Bayramı, Festival, toplantılar, davetler, yapılan her organizasyonlara giderken vakfın değil, kendi parasını harcar. Çünkü: gönüllülük bunu gerektirir. Amaçları dışında kimsenin veya kurumun işine karışmaz, müdahil olmaz, görüş belirtmez. Çünkü: sadece hedeflerine odaklanmıştır.
Bunları daha sayabiliriz.
Vakıf, kendi bilgisi, öğrendikleri, dostların önerileri ile aldığı kararlar ile hedefleri doğrultusunda hiç bir ön yargı barındırmadan yöresi için bir şeyler yapmaya çalışmaktan öte bir şey peşinde değildir.
Gelin, bu dostlara kırıcı olarak; uzaktan, yapsınlar, versinler, birleşsinler, gelmediler, yürüsünler diyerek değil, yapıcı olarak yakından, yaparak, vererek, birleşerek, gelerek, yürüyerek ve en önemlisi, yöremiz için bu güne kadar hiç bu kadar büyümemiş gönüllüler ordusunun motivasyonunu bozacak değil, artıracak ne varsa onu yapalım.
Saygılarımla,
Rıza Servi
|
|
Rıza Servi
tarafından
06.10.2009
'inde eklendi. |
|
|
|
|
|
|
Başyayla M.Akif Ersoy Lisesi
|
|
BAŞYAYLA MEHMET AKİF ERSOY LİSESİ 2009 ÖSS SONUCU:
1. Hatice DİKİCİ: AKSARAY ÜNİVERSİTESİ, EĞİTİM FAKÜLTESİ, SINIF ÖĞRETMENLİĞİ
2. AYŞE ARDIÇ, AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ (AFYONKARAHİSAR), İKTİSADİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ, MALİYE,
3. BİLAL KOÇAK, KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ (KARAMAN), KAZIM KARABEKİR MESLEK Y.O., BÜRO YÖNETİMİ VE SEKRETERLİK,
4. TUĞBA ÇETİNER, ANADOLU ÜNİVERSİTESİ (ESKİŞEHİR), AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI (AÇIKÖĞRETİM)
5. SEVİL DANIŞ: ANADOLU ÜNİVERSİTESİ (ESKİŞEHİR), AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ, TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI (AÇIKÖĞRETİM)
6. MUSTAFA SUSAM , KARAMANOĞLU MEHMETBEY ÜNİVERSİTESİ (KARAMAN), ERMENEK MESLEK YÜK.OK. MUHASEBE
Emin ÇETİNER
Bel.Yazı İşleri Müd.
BAŞYAYLA/KARAMAN
|
|
Emin ÇETİNER
tarafından
24.08.2009
'inde eklendi. |
|
|
|
|
|
|
Karamanoğlu Mehmet Beyin Yaşadığı yer KARAMAN/BAŞYAYLA
|
|
DOĞRUDAN DOĞRUYA
Mustafa ERTAŞ
Gazeteci Araştırmacı Yazar
Yazar Hasan ŞİMŞEK
Başyayla Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü
12 Ağustos 2009
KARAMANOĞLU MEHMET BEY’in YAŞADIĞI YER
Anadolu Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat , Karamanoğulları Beyliğini 1228 yılında Sarıveliler-Başyayla –Ermenek ‘te KAMIŞ ve BALKUSAN yöresine yerleştirmiştir. Beyliğin başında Nuri Sofu (Nur Sofu- Allahın Nuru) bulunuyordu. Nuri Sofi ölünce Beyliğin başına oğlu Karaman Bey geçti. Karaman Bey cesur,atılgan, özü ve sözü pek bir kişi idi. Karamanoğlu, beyliğinin sınırlarını genişletti. Larende’yi fethetti. Şehre kendi adını verdi. Böylece Larende’nin adı KARAMAN oldu.
Karamanoğlu Mehmet Bey Yayınladığı Ferman İle Mehmet Bey
Not : Bu iki resim internet wep sayfasından indirilmiştir.
Karaman Bey, Selçuklu Sultanı adına Antalya’yı almak için, ordusu ile yola çıkarken harp usullerini öğrensin diye daha küçük olan oğlu “Karamanoğlu Mehmet Bey i “ de yanında götürdü.
Antalya Şehrini aldı. Şehrin anahtarlarını Selçuklu Sultanına gönderdi. Selçuklu Devleti vezirleri Karaman Beyin büyük başarılarını çekemediler,kıskandılar. Vezirlerde aşağılık duygusu hakim olduğundan,”Karaman Bey bir gün gelecek buraları alacak” diyerek Sultanı Karaman Beye karşı kışkırtılar. Vezirler, Karaman Bey’i kutlamak görüntüsü içerisinde hediyelerle bir dizdarı (elçi) gönderdiler. Burdur İli’nin Bürücek yaylasında bir yemek ve eğlence anında Karaman Bey’in yanında oturan Selçuklu dizdarı gizlice Karaman Beyin içeceğinin içerisine zehir koyar. Karaman Bey; içeceği içince zehirlediğinin farkına varır ve kılıcını çekerek o anda zehir’i koyan dizdarı oracıkta öldürür.
Karaman Bey yanındaki Türkmen (Yörük) Beylerine “Ey Beylerim..! oğlum Mehmet Bey’i düşmanlardan koruyun. “Ey oğlum Mehmet Bey…! kanımı sultana komayasın (öcümü alasın) ” der ve Karaman Bey orada ölür. Karaman Bey’in cenazesi Ermenek İlçesine bağlı “BALKUSAN” köyündeki türbesine defnedilir.
Başyayla’nı Batısında ki Direk Kaya Başyayla’nın kuzeyindeki Deli Kepen
Karaman Beyin oğlu Mehmet Bey’i düşmanlardan korumak için Taşeli’nin bilinemeyecek yörelerinde Türkmen (yörük) beyleri tarafından korunarak büyütülür. Karaman Oğlu Mehmet Beyi düşmanların gözünden ırak korumaya en uygun yerlerden biri de ; Başyayla İlçesi’nin kuzeyinde bulunan; Kaş Oluk,Tozan Su, Eşek İni Deresi,Deve Uçan,Büyük Ağ İn,Küçük Ağ İn, Gara İn,Küllü İn, Kırkdirek İni, Sığır Uçtu ve Akçalı Çukuru diye adı geçen bu yerler İlçenin kuzeyini baştan başa kaplayan inilmesi ve çıkılması mümkün olmayan sarp (seki) doğal kale’dir.
BAŞYAYLA İLÇESİ VE DOĞAL KALE GÖRÜNÜMÜ
Bölge halkı ve yöneticileri ; Karamanoğlu Mehmet Bey’in bu doğal kalenin çeşitli bölümlerinde yaşadığı, ömrünün önemli bir bölümünü buralarda geçirdiğini anlatmaktadırlar. Bunun için bu gerçekler unutulup gitmesin diye canlı kaynaklar,cansız veriler gün ışığına çıksın dedik. “Karamanoğlu Mehmet Bey’in Başyayla nın kale dibi yöresinde yaşamıştır” sözü ile yetinmedik. Yerinde her yönüyle inceleme, araştırma yapmak üzere, Başyayla Belediye Başkanı sayın Şerafettin BULGURCU ‘nun davetiyle; Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ ve Yazar Hasan ŞİMŞEK beyle 10 Ağustos 2009 günü Başyayla ‘ya geldik.
Başyayla’nın kuzeyinde bulunan sarp uçurum doğal kaleden görünüm.
Karaman İli Başyayla Belediye Başkanı Sayın Şerafettin BULGURCU Araştırmacı Yazar Sayın Hasan ŞİMŞEK (B.Karapınar Köyünden) Gazeteci Araştırmacı Yazar Sayın Mustafa ERTAŞ (Sarıveliler)
Başyayla Belediye Başkanı Sayın Şerafettin BULGURCU ; “ Karamanoğlu Mehmet Bey Başyayla da ki Aktepe yöresinde Korundibi çeveresinde bulunan inlerde (mağaralarda) uzun süre kaldı” sözü üzerine,inceleme ve araştırma yapmak üzere; Başyayla Belediye Yazı İşleri Müdürü Emin ÇETİNER ‘in rehberliğinde Gazeteci Araştırmacı Yazar Sayın Mustafa ERTAŞ (Sarıveliler doğumlu )Araştırmacı Yazar Sayın Hasan ŞİMŞEK (B.Karapınar Köyünden) ve Ali ŞİMŞEK ‘i de yanlarına alarak yukarıda adı geçen tarihte Belediyenin aracı ile Hisarönü (Aktepe ) mevkisine kadar araç ile gittik. Karaman oğlu Mehmet Beyin yaşamış olduğu inlere ulaşan bir araç yolu olmadığı için, inişli çıkışlı, taşlı çakıllı engebeli dik arazide yaklaşık 2 km yaya olarak yürüdük.
İki araştırmacı ERTAŞ ve ŞİMŞEK (Doğal Kale olan (Kara İn)’in önünde görünüyorlar.
Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ ve Araştırmacı Yazar Hasan ŞİMŞEK Ağ in’e 500 metre kala sarp kayaların önünde görünüyorlar.
Öyle bir sırta çıktık ki önümüzde eni 200 metre boyu yaklaşık 4 km olan bir vadiye geldik. Vadinin içerisinde öbek öbek çakıl yığınları var. Yerleşim yerleri yukarıdaki doğal kalenin içerisindeki inlerdir. Emin ÇETİNER ‘in anlattığına göre, bu vadi yamaçlarında önceden üzüm bağları olduğu ve tütün ekildiğini açıklamıştır.
O devirdeki yerleşim yeri olan; Kaşoluktan başlamak üzere, Tozansu (yağmur gibi toz halinde akan) Eşek ini deresi,Deve uçan yeri , Büyük ve Küçük Ağ in ( Karaman Oğlu Mehmet Bey in yaşadığı söylenen iki inlerden ikisi) Kara İn (içi kara olan) Küllü İn (hayvan kışlatılan) Kırk Direk İni ( içerisinde dikit ve sarkıtların bulunduğu in) Sığır Uçtu denilen bu yer bir baştan öbür başa doğru Başyayla’nın kuzeyini kaplayan doğal bir kaledir. İnilmesi çıkılması mümkün olmayan bu doğal kalede iki üç yerde (yellice çıkacağı) gibi geçitler vardır.Bu doğal kale geçmiş devirlerde insanların barındığı,korunduğu bölgeler olduğu yöredeki yaşlı insanlar tarafından anlatılmaktadır.
Doğal Kaledeki Tozan Su ‘dan Bir görünüm
Başyayla’da adı geçen doğal kalede sarp görünümdeki (TOZAN SU ) ‘dan görünüm.
Başyayla İlçemizde bulunan bu yöre ilk bahar da suların kale içinden coşkun bir şekilde akması ile buradan suyun fışkırarak akışı toz halinde göründüğünden bu zirveye (TOZAN SU) denilmektedir.
Karamanoğlu Mehmet Bey’in korunma amacıyla yaşamını sürdürdüğü Ağ İn Tozan su kalesinin 1 km doğu yönündedir.
Araştırmacı ERTAŞ Ağ İn’ in güney girişinde incelemesini sürdürüydr.
Ağ in’in güney girişi 25 metre genişliktedir. Araştırmacı bu giriş kapısında; yanında Rehber Emin ÇETİNER ve Ali ŞİMŞEK ile birlikte incelemelerine başlamıştır.
AĞ İN ( AK İN) : Güneyden ve Batı istikametten iki adet giriş yeri vardır. Batı girişi 15 metre güney girişi 25 metredir. Batı girişin yarısı 2 metre yükseklikte,ön kısmında iki set, arkası düz, bütün mekan taraklı çekiç ile tavan orak gibi yarım hilal şeklinde yontularak yapılmıştır. Taban çekiçli tırtıllı şekilde düzlenmiştir.
Mustafa ERTAŞ hayretler içerisinde Ağ İn’e bakıyor.
Rehber Emin ÇETİNER eşliğinde Araştırmacı Mustafa ERTAŞ Ağ İn’in batı girişinden Ağ İn’in Tiyatroya’ya benzeyen iç yapısını ve Karamanoğlu Mehmet Bey’in bu inde kalabileceğine inanmış olması sebebi ile hayretler içinde kaldığını göstermektedir.
Güney girişi daha geniş tiyatroya benzer, kenarlara oturma yerleri yapılmış, orta yeri boş sahne gibidir. Sanki tiyatroya benzer. Tavan yarım ay örneğin yarım hilal baştan başa taş kazınmıştır. Ön kısmın tavanında kopmalar vardır.
Mustafa ERTAŞ Ağ İn’in içerisinde gerekli notları yazıyor.
Araştırmacı ERTAŞ Ağ İn ‘in içinde bulunan bu güne kadar hiç okunmamış yazıları inceliyor.
Ağ İn’in batı girişinden iç görünümü.
Ağ İn’in güney girişinden iç görünümü.
Ağ İn’in batı girişinki tavan ve taban görünüşü.
Ağ İn’in güney girişinden görünüm.
Ağ İn’in güney giriş kapısından sarp seki ucundan görünüm.
Ağ İn’in 100 metre güneyinde bulunan Gara İnden görünüm.
Rehberimiz olan Emin ÇETİNER Karamanoğlu Mehmet Beyin bu inde yaşadığı hakkında şunları söyledi.
Ağ İnin biri çok büyük ikincisi ondan küçük dağ gibi kayalar önünü kapayarak ağ inin uzaktan in ve mağara olduğunu gizlemektedir. Küçük ağ inde büyük ağ inde görünen özellikler de aynıdır. Sadece küçük ağ in büyük ağ ine göre genişlik ve uzunluk bakımından küçüktür.
Küçük Ağ inin 10 metre batı yönünde Küllü İn vardır. Küllü inin içerisinden yaklaşık 100 metre gidilerek (40) direk inine geçilir. Ağ inde canını kurtarmak isteyen küllü ine gizlice girerek (40) direk ininden dışarı çıkarak akçalı çukurundan kaçarak izini kaybettirebilir.
Ağ İn’in güneyinde bulunan Ufacık inlerden bir görünüş.
UFACIK İNLER: Ufacık inler ağ in ve diğer inlerin güney yamacında bulunan yaklaşık 500 metre altında bulunan inlerdir. Kocaman bir kayanın içerisine oyulan bölüme 4 mezar,ikinci kanına 3 mezar kayanın zirvesine 2 mezar yapılmıştır. Mezarların üzerlerine aslana benzer büyük 1 tona yakın mezar kapakları konmuştur. Bir kayada olan bu mezarlar bir ailenin mezarları olduğu söylene gelmektedir. Buna benzer daha bu ufacık inlerde yaklaşık 50 den fazla kaya mezarları bulunmaktadır.
Kaya mezarları üzerinde 1 tona yakın Aslan şeklindeki mezar kapakları.
AKTEPE : Aktepe ufacık inlerin 100 metre güney kısmında bulunan tarihi bir yerdir. Buralarda kaya mezarları,taş kesme 21 basamaklı merdivenleri, kapılı taş çok sayıda tarihi inler bulunuyor.
Ağ İn’in güneyindeki AKTEPE (ören yerinde) 21 basamaklı taştan kesme tarihi merdiven.
Ufacık inler yöresinde içerisinde taştan oyulmuş mezarların bulunduğu taştan oyulmuş ikiz kapılar.
Çift kapılı inlerin içerisinde oyma taştan 30 den fazla mezarlar ve üstüne kapatılmış aslan figürlü kapaklar vardır. Yukarıda adı geçen yer için; “T.C. Kültür Bakanlığı Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Müdürlüğünün 24/02/1999 gün ve 3441 sayılı kararı ile 1. derecede Arkeolojik Sit “alanıdır.
Karaman Oğlu Mehmet Beyin yukarıda bahsedilen kale ve yerlerde yaşadığını kanıtlayan yöneticiler ve halkın açıklamaları şöyledir.
Başyayla Belediye Başkanı Şerafettin BULGURCU (2009)
Günümüz Belediye Başkanının dedesi olan merhum Sait BULUT 1968-1969 da Belediye Başkanı iken şehit oldu. Torunu 40 yıl sonra (2009) Belediye Başkanı olan Şerafettin BULGURCU dedesi ve büyüklerinden bu konuda duyduklarını şöyle anlatıyor.
Karaman Oğlu Mehmet Bey, Başköy mahallesinde yaşayan Garabeğ Koca (Ahmet ÇETİN) ve Kıroğlan Koca (Mehmet GÖKNAR) ‘ın anlatımlarına göre İlçemiz Korun dibinde bulunan Ağ İn ve diğer inlerde yaşadığını anlatırlardı. Ayrıca dedem rahmetli eski Belediye Başkanı Sait BULUT ‘dan da aynı bilgileri defalarca duydum. Ben 7-8 yaşlarındayken yukarıda bahsettiğim dedem Sait BULUT bana Karaman Oğlu Mehmet Bey bu inlerde uzun süre saklanmış diye bahsederdi. Başyayla İlçemiz Tarih ve Kültür yönünden oldukça araştırmaya değer olduğunu gelen bütün misafirler beyan ederler.
Araştırma ve inceleme yapmak için, bin bir güçlük ile tırmana tırmana ine çıka yakıcı güneş altında çalılar dikenler arasında ince koyağa (vadi) güçlükle ulaştık. İnce koyak Karaman Oğlu Mehmet Beyin korunmak için yaşadığı büyük Ağ ine 500 metre kala yazar Hasan ŞİMŞEK Bey hastalandı. Ağ İne çıkamadı. Taşın gölgesinde yatarken bizler Ağ in ve çevresinde inceleme ve araşılmalarımızı bitirdik.
Kaleden sarp yamaçlaına çıkmasından inilmesi daha güç olduğundan Hasan Beyin yürüme güçlüğü ve hastalığından dolayı araştırma ekibimiz huzursuz ve telaşe ye düştük. Acilen ve doğruca Başyayla Sağlık Ocağına gittik. Hemşire Ümran ERTAN ‘ın hasta üzerinde çektiği (EKG) ve elektro gibi gerekli işlemleri inceleyen gereken tedaviyi anında yapan Sağlık Ocağı Aile Hekimi Doktoru Sayın Nilüfer BAYKARAN’ın hastaya gerekli tedavileri ve hastanın bir süre dinlenmesi sonucu sağlığına kavuşan Hasan ŞİMŞEK ve araştırma ekibi olan; Mustafa ERTAŞ-Emin ÇETİNER ve Ali ŞİMŞEK doktora ve sağlık personeline teşekkür ederek sağlık ocağından ayrıldık.
Yazar Hasan ŞİMŞEK Karamanoğlu Mehmet Beyin bu yerlerde yaşadığı konusunda u açıklamalarda bulunmuştur.
“Başyayla tarih öncesi ve tarih çağlarının eserleri ile doludur. Kaya mezarları aslan figürleri, Latince yazılar mağaralar ile tarih fışkırıyor. Sarp ve yüksek kayalıklar ile çevrili olan bu mağaralar Karaman oğullarına sığınak olmuştur.
Karaman Oğlu Mehmet Bey ‘de bu mağaraların bir kaçı olan (Büyük Ağ İn ve Küçük ağ in) ‘de korunmuştur. Karaman oğulları ovanın korumasız arazilerine karşı taş elindeki sarp kayalıklarda mağaralarda güvenliklerini sağlamışlardır. Bu mağaraları inceleme ekibimizde bulunan Yazar Hasan ŞİMŞEK Atatürk ve basın konusunda yüksek lisans tezi de bulunan ŞİMŞEK in kardeşi Ali ŞİMŞEK ile rehberimiz Başyayla Belediyesi Yazı İşleri Müdürü Emin ÇETİNER ve Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ bu mağaralarda tarih öncesi yazı devrinin ve Karaman oğulları dönemini gözlemleyerek belgelemişlerdir. “ Karaman Oğlu Mehmet Bey belirli dönemlerde Başyayla da ki bu yerleri sığınak olarak kullanmışlardır.
Soldan sağa; Kemal ATEŞ –Hasan ŞİMŞEK-Mustafa ERTAŞ ve Ali ŞİMŞEK
1994-2004 Yıllarında Başyayla Belediye başkanı olan Kemal ATEŞ yukarıdaki konuyla ilgili şu bilgileri sundu.
“Halk arasında yıllardan bu yana konuşulan; Başyayla ‘nın kuzeyini baştan başa bir hisar gibi kaplayan sarp yamaçları içindeki sayısız inlerinde olduğu gibi Karaman Oğlu Mehmet Bey Hisar önü mevkiinde, Ağ in mağaralarında birkaç yıl yaşadığı ve öldürülmekten korunmak için bu yerlerde uzun sürü yaşadığı,saklandığını bütün yaşlılarımız deden oğlula söyle gelmişlerdir.”
Sağdan sola: Belediye Başkanı Şerafettin BULGURCU-Hasan Hüsnü OKUTAN-Mustafa ERTAŞ ve Hasan ŞİMŞEK bir arada.
Başyayla İlçesi Kirazlıyayla (Lafsa) ‘da “Hatıplar sülalesi” inden 1340 (1924) doğumlu Hasan Hüsnü OKUDAN dede araştırma konumuzla ilgili Sait Bulut Parkında kalabalık vatandaşların önünde şu bilgileri açıkladı
“Kirazlıyayla (Lafsa) da tarih eski olan Değirmen önünde bulunan DEĞİRMEN ÖNÜ KÖPRÜSÜ iki tanedir. Köprünün biri Başyayla dan Taşkent’e yol verir. Diğeri de Bozyaka, Üzümlü ve Büyükkarapınar köylerine yol verir. Bu köprüleri Karamanoğlu Mehmet Bey’ in yaptırdığı halk arasında söylene gelmektedir. Çünkü o zamanlarda her yerde olduğu gibi Buralarda da çok kar ve yağmur yağdığından derelerde selden geçilmez geçilemez olması sebebiyle bu köprüler yapılmıştır. Karmanoğlu Mehmet Beğ bu köprülerden geçerek Ağin ve diğer inlerde yaşamış, bu inleri kendisine, tebaasına, yakınlarına sığınak ve korunak olarak kullanmış olduklarını büyüklerimiz dilden dile anlatırlardı.Ben bunları bilirim. Bir de şöyle anlatırlardı.Köprülerin başında gelip geçecekleri kontrol eden eli hançerli beli silahlı bekçiler olduğunu söylerlerdi” Hasan Hüsnü OKUTAN (1340 Doğ)
Sağdan sola: Müftü Ali OKUTAN –Annesi Büyükkadın OKUTAN Hasan Hüsnü OKUTAN-Mustafa ERTAŞ ve Hasan ŞİMŞEK görünüm.
Başyayla İlçesi Kirazlıyayla (Lafsa) ‘da “Hatıplar sülalesi” inden 1931 doğumlu Büyükadın OKUTAN (teyze) araştırma konumuzla ilgili Sait Bulut Parkında kalabalık vatandaşların önünde şu bilgileri açıkladı.
Büyükkadın OKUDAN (teyze) “Ben babamdan ve eşimden devamlı duya geldiğim,Karamanoğlu Mehmet Bey’e ait söz şöyledir. “Öyle bir köprü yapalım ki kıyamete kadar bu köprü baki kalsın” Karamanoğul Mehmet Bey böyle demiştir.
Sait BULUT Belediye Başkanı Karamanoğlu Mehmet Bey’in yaptırdığı
1968-1969 ) Rahmetli Bel.Başk. köprünün kemerden sonra kalan bölümü
İlçemiz Kirazlıyayla (Lafsa) mahallesi Değirmen Önünde bulunan tarihi iki köprü Karamanoğu köprüsü dür. İki ayrı bölümlerde kemerli olan köprünün kemeri dara ve araçlar geçmediğinden midir neden dir bilinmez kemerler sökülmüş köprünün temeli bu gün daha bütün haşmeti ile durmaktadır. (1968-1970) li yıllarda o zamanın Belediye Başkanı (rahmetli) Sait BULUT tarafından eski köprünün temelleri üzerine düz beton atılarak geniş bir köprü yapılmıştır.
Sağdan sola : Hasan AKAN ve Mustafa ERTAŞ
Başyayla İlçesinin Yeni Mahalle de oturan Ahmet oğlu 1920 doğumlu Hasan AKAN (gücük hasan) Hasan AKAN’a Kirazlıyayla (Lafsa) Değirmen önünde bulunan tarihi köprünün kimler tarafından yapıldığını sorduğumuzda “o da Karamanoğlu Mehmet Bey tarafından yapıldığını aşağı mahalle de olan (Kirazlıyayla ) yaşlı alimlerden duyduğunu Mehmet Bey ‘in bir sürede sekin orda bulunan Ağ İn’de yaşadığını söylerlerdi.
Hasan AKAN sözlerine şöyle devam etti. “ Yeni Mahalle (öte köy ve nahlas ) mahallesine ait mezarlığın batı kısmında Karaman oğulları askerlerinin mezarları vardı. Ben mezarları defalarca gördüm.7 -8 tane mezar Karaman oğlu askerlerine ait olduğunu başkalarda bu mezarları gördü. Mezarların sağında ve solunda insanların kaldıramayacağı ve yerinde döndüremeyeceği büyük kaya mezarları vardı. Burası 1975 yılında mezarlar temizlenip bu mezarların olduğu yere Söğütlü Mahalle ilkokulu yapılmıştı. 2008 Yılında bu okul yıkılıp yerine Tomurcuklar Çiçek Açsın Ana Okulu yapıldı. Bu söylediklerimi bilmeyen yoktur.
Kutup Ahmet Efendinin Türbesi ve mezarlığının araştıran Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ
11/08/2009 Salı günü Başyayla İlçesi Kirazlıyayla (Lafsa) mahallesi Kutup Ahmet Efendi’nin metfun bulunduğu Türbeye gelindi. Kutup Ahmet Efendi 1101 Hicri 1690 Miladi tarihinde burada ölmüştür. Kendisi tarafından yaptırılan Kirazlıyayla (Lafsa) caminin kuzeyinde bulunan Türbe caddesi üzerindeki Belediye lojmanın güneye batı köşesinde yıkılmış durumda bulunan çeşmenin kitabesinde Kutup Ahmet Efendinin İma Muhammed Bağavi oğlu Alinin oğludur” der. Çeşme hicri 1062 Miladi 1652 yılında yaptırılmıştır.
Başyayla İlçesi Kirazlıyayla (Lafsa) mahallesindeki Kutpul Aktap Çeşmesi
Kutbul Aktap Çeşmesinin Kitabesi üste görünmektedir.
Kirazlıyayla (Lafsa) Mahallesi üzerinde bulunan Türbe caddesi üzeri batı kısımda bulunan Kutup Ahmet Efendinin türbesi kabristanlığında gömülü bulunan önemli mezar taşlarında okuna bilen yazılar şöyledir.
1- Türbe içinde gömülü bulunan Kut bul Arifin şeyh (şıh) Ahmet efendi 1101 Hicri 1690 Miladi yılında ölmüştür. Kitabesi Türbenin üst sol köşesindedir.
Kutup Ahmet Efendi hakkındaki yazıtlardan ve atalarımızdan aldığımız bilgiler doğrultusunda şu anda Konya Konevi Cami-i kabristanlığında yatan imam Muhammed Bağevinin oğlu Alinin oğludur. İmam bağavi buharadan Bağdat ‘a Bağdattan da Konya ‘ya gelmiştir. Konya ‘da kendisine “Form “diye bilinen yörede bir tekke verilmiştir. Orada ilimle ömrünü geçirmiştir. 1960’lı yıllarda yol genişletme çalışmalarından dolayı kabri kaldırılmış ve Konevi cami avlusuna taşınmıştır. Oğlu Ali Efendi 1500’lü yıllarda Navağı (Başyayla –Sarıveliler ) yöresinde vergi memuru olarak görevlendirtmiştir. Bölgeyi beğenmesinden dolayı babasının izni ile Kirazlıyayla (Lafsa) ‘ya yerleşmiştir. Evi şu anda Kirazlıyayla caminin yanındaki abdest alma avlusunun yeridir.
Aşağı çağlar (İzvit) köyünden evlenmiş ve oğlu Ahmet (Kutup Ahmet Efendi) dünyaya gelmiştir. Kendisi haç dönüşü devrin padişahını (1600)’lü yıllarda ziyareti esnasında İstanbul ‘da ölmüştür. Mezarı nerede olduğu bilinmemektedir. Kutup Ahmet Efendi iyi bir din eğitim almış devrin sayılı din bilginlerinden ve tarikat büyüklerinden dir. Yazıtlardan bunlar anlaşılmaktadır.
Türbe içindeki küçük mezar taşı Kutup Ahmet Efendi’nin dir.
2-Kutup Ahmet Efendinin tek oğlu vardır. İsmi Davut ‘tur. Kabri Türbe Caddesi üzerinde bulunan incir ağacının sol tarafındadır. Kabir taşında Esseyit-Eş Seyh Davut bin Ahmet min evladı Muhammet Bağavi yazmaktadır. Hicri 1188 miladi 1774 yılında ölmüştür.
Şıh Davut Efendinin Mezar Taşı ve baş ucunda Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ
3- Şıh Davud’un oğlu Şıh Ahmet, Türbenin batı batısında kuzeyde bulunan incir ağacının önünde yatmaktadır. Kabir taşında “Hikmet ve Kanaatın Madeni tarikatların ve kitapların özü el-hac es seyid Ahmet Bin Davut bin kutbul arifin Eşşeyh Ahmet min sulaleti eşşeyh Muhammed Bağavi yazmaktadır. Türkçesi “ imam Muhammed Bağevi torunlarından Kutup Ahmet Efendi oğlu Şıh Davut oğlu Şıh Ahmet Efendi ölüm tarih 1192 hicri 1778 miladi dir.
Şıh Ahmet Efendi’nin mezar taşı görülmektedir.
4-Yine aynı kabristanlık içerisinde türbenin batı kısmında semerci Ali DURAN (ölü) ayak ucunda bulunan mezar taşında şöyle yazar; Cömertlerin madeni iki kanatlı Seyit Abdul Halim bin Ahmet bin Davut bin Kutpul Aktap eş Seh Ahmet min sulaleti eş şeh Muhammed bağavi yani imam bağavi torunu Kutup Ahmet oğlu Davut oğlu Ahmet oğlu Abdül Halim ( ölüm tarihi bilinmiyor. )
Şıh Abdul Halim Efendi ye ait mezar taşı yukarıdadır.
5-Türbenin içinde Kutup Ahmet Efendi nin yanında büyük mezar taşı bulunan kişinin kabir taşıtı yazıtı.
Mağdenil kanaat ve sehavat muczil kitabat ve turukat es seyid Ahmet bin Abdul Halim bin Ahmet bin Davut bin eş şeyh Ahmet Kutpul Aktap sene 1265 yani cömertlerin ve kanaat sahiplerinin madeni tarikatların ve kitapların özü kutbul Aktap Ahmet Efendi nin oğlu Davud un oğlu Ahmet’in oğlu Abdul Halimin oğlu seyit şıh Ahmet efendi. Ölüm tarihi hicri 1265 miladi 1849.
Türbe içinde sağdaki büyük mezar taşı Şıh Ahmet Efendi ‘nin dir.
Yaptığımız incelemede önemli kabir taşlarında üç tanesi okunamamıştır. Mezar taşlarının kayıp olmamamsı için mutlaka toprak zemin üzerine çıkarılıp korunması gerekir. Çünkü mezar taşları beldemizin tarihi belgeleridir. Sayın Belediye Başkanımızdan ve Belediye yetkililerinden atalarımıza gerekli ilgiyi göstermelerini rica ederiz.
Büyük dedem Şıh Ali Efendi görevli olarak Kirazlıyayla (Lafsa) mahallesine gelip yerleştikten sonra torunları Devlet tarafından dini hizmetlerinde bölgede yetkili kılınmış ve özellikle Padişah 2. Mahmut tarafından dedem Mehmet Efendinin babası Abdul Halim Efendiye ferman gönderilmiş Kirazlıyayla (lafsa) (gürcü seyit) camii ait bütün vakıflardan sorumlu ve yetkili olduğuna dair ferman hala bendedir.
Kutup Ahmet Efendi nin torunlarından Başyayla Kirazlıyayla’lı Ali OKUTAN Konya Selçuklu Müftüsü.
Kutup Ahmet Efendi nin torunlarından Mezarlıklardaki eski Türkçeyi okuyan ve açıklayan Başyayla ( Kirazlıyayla)lı Ali OKUTAN Konya Selçuklu Müftüsü ve Bu araştırmayı yapan Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ yukarıda görünüyor.
Rehberimiz ve Araştırma Ekibimiz Başköy Mahallesi Sait BULUT parkında halk ile birliktedirler.
Başyayla Belediye Başkanı sayın Şerafettin BULGURCU ‘nun daveti üzerine ; 10 Ağustos 2009 günü; Başyayla Belediye binasında başlayan araştırmalarımız, Rehberimiz Emin ÇETİNER eşliğinde Gazeteci Araştırmacı Yazar Mustafa ERTAŞ,Yazar Hasan ŞİMŞEK ve bizlere eşlik eden Ali ŞİMŞEK ile Belediyemize ait araç ile araştırma yapmak için yola çıktık. Aracımızı Hisar Önü yöresine park ettik. Karamanoğlu Mehmet Bey’in yaşamış olduğu Ağ İn’e ulaşabilmek için,sarp Kayılık,çalılık ve dikenlik engebeli arazilerden zirveye tırmanmaya başladık. Güneş tepemizde olduğundan sıcaktan adeta bunalıyorduk. Nerde ise yürümekte zorluk çekiyorduk. Korun dibi yöresindeki ince koyağa vardığımızda yorgunluktan sıcaktanımdır nedir Yazar Hasan ŞİMŞEK hastalandı. Hasan ŞİMŞEK “ Ben Ag İn’ e tırmanamayacağım dedi. Taşın gölgesinde dinlenmek için kaldı. Araştırma ekibimiz Ağ İn ve çevresine büyük güçlükle ulaştık. Gerekli inceleme ve araştırmalarımız yaptık. Gerekli yerleri fotoğraflar ile görüntüledik. Geldiğimiz yola doğru tekrar geri döndük. Hasta olan Hasan ŞİMŞEK ‘i yanımıza alarak taşlar,çakıllar,çalılar içinde inişe aşağı yol almaya başladık. İniş aşağı gitmek yokuş yukarı gitmekten daha zor oldu. Kendimizi dik yamaçlardan aşağı yuvarlanmaktan zor kurtardık. Hasta olan arkadaşımızın adımları iyice küçüldü. Bin bir güçlükle aracımızın olduğu yere ulaştık. Belediyenin 70.E.1181 plakalı aracı ile hasta olan arkadaşımızı doğruca Başyayla Sağlık Ocağına götürdük. Gerekli tedavisi yapıldıktan sonra istirahat etmesi için hastamız Hasan ŞİMŞEK köyü olan B.Karapınara götürdük.
Bizler rehberimiz olan Emin ÇETİNER ile birlikte Belediye’ye gelerek araştırmalarda yaptığımız notlarımızı bilgisayarda kayda geçirmeye başladık.
Zaman zamanda Başyayla İlçesindeki yaşlılar ile Belediye Başkanımız Şerafettin BULGURCU ‘nun refakatinde İlçemiz Sait BULUT Parkı ve Şehit Şevket SAĞLAM parkında inceleme ve araştırmalarımızı sürdürdük. Ayrıca İlçede bulunan Türbe (Kutpul Aktap) ve mezarlıklarda,Karamanoğlu Mehmet Bey’in yaptırdığı köprüde inceleme ve araştırmalarımızı sürdürdük. Bütün topladığımız bilgi, resim ve verileri muhterem kardeşimiz Başyayla Belediye Yazı İşleri Müdürü Emin ÇETİNER ile 3 gün geceli gündüzlü yoğun bir çalışma ile kayıt altına aldık. 12/08/2009
DOĞRUDAN DOĞRUYA
Mustafa ERTAŞ
Gazeteci Araştırmacı Yazar
Başyayla Belediyesi Yazı İşleri Müdürlüğü
12 Ağustos 2009
|
|
Emin ÇETİNER
tarafından
24.08.2009
'inde eklendi. |
|
|
|
|