KOMŞU GÖZÜYLE ERMENEK
|
Prof.Dr. Muzaffer ALTINDAŞ
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
(Konya Erkek Lisesi sıra arkadaşım İnşaat Yüksek Mühendisi Hamdi Ulusan’ın daveti üzerine 12–16 Mayıs 2010 tarihlerinde katıldığım Ermenek gezisinin ardından yaptığım değerlendirme yazısı)
ERMENEK
Ermenek, Torosların üzerinde dağlık ve kayalık bir coğrafyanın keskin vadilere bakan yamacında yer almış, eski bir yerleşim merkezidir. Yaklaşık bir yıldır vadinin tabanında yeşillikler arasında yükselen ve geniş bir alana yayılmış baraj gölü, Göksu’nun kendine has mavi rengiyle yöreye eşsiz bir güzellik katmış görünmektedir. Bu yeni göl ve çevresi, Ermenek’in geleceği için yeni yeni imkânlar ve projeler demektir. Gölde, bölgenin yerlilerinin ve turistlerin su kayağı, yelken, kano yapacakları günler bana çok uzak gibi görünmedi.
Tüm bu bahsettiklerim madalyonun güzel yüzü. Diğer yüzünü çevirdiğimizde Ermenek’te (Taşeli Platosunda), Hadimde (Aladağ’da),benim köyüm Yağcı’da ve tüm Toroslarda yaşam koşullarının çok ağır ve birbirine benzer olduğunu görürüz. Tarım alanları sınırlıdır, hayvancılık gelişmemiştir. Çiftçinin zar zor ürettiğini satabileceği pazarlar çok uzaktadır.
Ermenek’in, okuyanı, ticaret hayatına atılanı, girişimcisi, her kademede görev yapan idarecisi ve siyasetçisi, bir anlamda dışa açılan insanıyla önemli bir potansiyele sahip olduğunu gördüm. Bu insanlar örgütlü toplum olma yolunda önemli mesafe kat etmişlerdir. Yine bu insanların etkin bir sosyal dayanışma içinde Taşeli platosu’nun kültürel ve ekonomik kalkınmasında önemli katkıları olmuştur.
ERMENEK’TE GÜZEL BİR OTEL: ERMENEK SELÇUK OTELİ
Kıyafetleriyle, konuşmalarıyla, davranışlarıyla soylu soplu iki genç kızımız, resepsiyonda görevli. Her ikisi de Ermenekli. Bu güzel otele ne de güzel yakışmışlar. Otelde masa tenisi oynama imkânı var. İnsanlar oynamak için sırada bekliyorlar. Kim ne derse desin bütün bunlar, Cumhuriyetimizin güzellikleri ve kazanımları, değişimin ve çağdaşlığın Ermenek’e yansımaları.
TAŞELİ PLATFORMU: HALK İLE SEÇİLMİŞLERİN BULUŞTUĞU YER
Ermenek- Balgusan’da yapılan Karamanoğlu Mehmet Bey Dil Şenliklerinin ardından muhtarlar, belediye başkanları, dernek yöneticileri Ermenek dışından gelen (Ermenekli) misafirler, (eski) bakan Fikret Ünlü ve milletvekili Lütfi Elvan otelin salonunda bir araya geldiler. Oturumun yönetimi, sorunların dile getirilişi, konuşan ve dinleyenlerin samimiyeti, birbirlerine saygı ve sevgisi doğrusu görülmeye değerdi. Sayın Lutfi Elvan’ın halka yakınlığı, konulara hâkimiyeti, doyurucu açıklamaları, inandırıcılığı vs toplantının düzeyini artıran en önemli unsurlardandı.Esasen,Ermenekli bir milletvekiline de böylesi yakışırdı.
Diğer komşu ilçeler ne düşünür, ne der bilemem ama biz Hadimliler ve özellikle Aladağlıların Ermenek örneğinden öğreneceği çok şey var. Coğrafi yapı aynı; yaşam koşulları, insan karakterleri çok benzer. Benzer sorunlar karşısında bir taraf bir araya gelerek, muhtarı, belediye başkanı, milletvekili çözümler üretmeye çalışıyor; öteki taraf yalnızlık, çaresizlik, sahipsizlik ve güvensizlik içinde bocalayıp duruyor.
Çalışmak ve para kazanmanın yanında, kendi bölgesinin sorunlarına zaman ayırmayı, bunu bir zevk, eğlence, yeme, içme, stres atma haline getiren değerli Ermenekli kardeşlerimi kutluyorum. Zor şartları bir bir aşarak kendi mesleğinde zirveye oturan ve bizler için bir gurur kaynağı olan, değerli bilim adamı Prof.Dr. Ayşe Baysal hocayı -“Mercimekçi Hoca”- ,saygıyla anmayı ve ülkemizin sayılı iş ve ticaret adamlarından, Ermenek’e gerçekten çok güzel bir otel kazandırmış Sayın Ahmet Keleşoğlu’na teşekkür etmeyi bir borç biliyorum.
BİRAZ DA KEKLİK MUHABBETİ
Çocukluğum heyecanlı av hikâyeleri dinleyerek geçti. Gençlik yıllarımda tutkulu bir avcıydım. Avcılık bana doğayı ve doğal yaşamın değerini öğretti. Evimizin bir köşesinde her zaman bir erkek kekliğimiz olmuştur. Keklik, Torosların sessiz, tenha, sarp kayalarında yaşayan, özgürlüğüne düşkün, temiz, soylu ve güzel bir kuştur. Ürkektir. Ama kolay hayat için özünden asla ödün vermez. Ben, bölge insanının karakterinde de bu özellikleri görürüm, kırılır ama asla eğilmez; hep doğru kalır o.
Ermenek’ten iki keklikle döndüm evime. Onlarla uçak yolculuğu çok heyecanlı oldu. Çünkü keklik evcil hayvan sayılmadığından uçağa alınmasına izin verilmiyor. Neyse ki başardık Onları orada bırakmak zor olurdu herhalde. Şimdi bahçemizin bir köşesinde, yeni hayata alışacakları ve üremeye başlayacakları zamanı bekliyoruz birlikte.
Ermenekli gezi arkadaşlarım,biliyorum keklikleri sizler de en az benim kadar seviyor ve merak ediyorsunuzdur.Evimizin kapısı her zaman sizlere açık.”Kekliklerimizi görmeye geldik” gibi bir bahane yaratabilirsiniz.
Dr.Muzaffer ALTINDAŞ
|
28.05.2010
|
|