733. TÜRK DİL BAYRAMI TÖRENLERİ GEZİSİ
|
12 Mayıs 2010 Çarşamba sabahı saat 05:00’ten itibaren yarı uykulu bir halde Sabiha Gökçen havalimanına gelen hemşerilerimizin gözlerindeki pırıltı ve sevinç görülmeye değerdi. Dil bayramı gezilerine sürekli giden arkadaşlarımız yeni gelenlerle derhal tanışıp sohbetler devam ederken uçağımızın kalkma vakti gelmişti. Kafilemiz bu sene ilk defa aramıza katılan Prof.Dr.Muzaffer
Altıntaş(Hadim’li), Mustafa Sarı(Samsun’lu) , Fuat Tutar, Umut Soğukpınar, Hulusi Oran, Mithat Bahçeevli, Ahmet Budak ile daimi kadromuz Reşit Keskin, Necati Demir, Mustafa Keskin, Haluk Soğukpınar, Rıza Servi, Muammer Evci, Şahin Özcan, Osman Koçak, Muzaffer Soğukpınar, Vefa Gür, Ahmet Polat, Erhan Evci, Nazım Ergin’den oluşuyordu. Konya’da kahvaltı yerinde bize katılan Ankara’dan Haldun Atıcı, Konya’dan Ali Küçüksu, Ali Ağardan(Alkan), İsmail İşler ile o gün akşam Ermenek’te aramıza katılan Ramiz Öztaş, Duygan Öztaş, Bilge Öztaş Akkayagil, Sami Öztaş, Hulusi Bahçeevli ve Mert Gür ile son yılların en büyük katılımı ortaya çıkmıştı. Gençlerimizin katılımının artması özellikle Yönetim Kurulumuzu son derece sevindirmişti.
Konya’da kahvaltımızı yaptıktan sonra Karaman’a doğru yola çıktık. İlk işimiz Sertavul’daki öğlen yemeğimiz için telefon ederek hazırlıklara başlanılması talimatı vermek oldu. Saç kebabında koyunmu keçimi yenileceği epeyi bir tartışıldı ve orta bir yol bulundu.
Programımızda Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi ve Rektör Prof.Dr. Sn. Sabri Gökmen’i ziyaret vardı. Karaman’da bir şehir turunun ardından kendimizi Üniversite kampüsünde bulduk.Bir kısmımız Üniversitede dolaşırken bir grup Rektörümüzün odasına çıktık. Sıcak bir karşılamanın ardından Rektörümüzden Üniversite hakkında bilgiler aldık, Türk Dil Bayramı etkinlikleri ile ilgili görüşmeler yaptık ve ertesi gün Balkusan’da görüşmek üzere Rektörümüze veda ederek ayrıldık.
Artık saç kebabının kokusu burnumuzda tütmeye başlamıştı ki Sertavul’a geldik. Masalarımız her zamanki gibi özenli bir şekilde hazırlanmıştı ve yemeğe oturduk. Aramıza yeni katılanların da beğeni dolu sözleri arasında vaktin nasıl geçtiğini anlamadık. Artık yeni durağımız Ermenek’ti ve otobüsümüze binerek yola koyulduk. Dura kalka ve bolca resim çekerek saat 17.00 gibi Selçuklu Otele indik. Otelde kalacaklar indikten sonra diğerlerini otobüs şehre götürdü. Hepimiz Ermeneğin yeni manzarasıyla baş başa kalırken şaşkınlık ve hayranlık gözlerimizden okunuyordu…
Ertesi gün 733. Türk Dil Bayramı törenleri için saat 12.00 gibi Balkusan köyüne hareket ettik. Tören alanına vardığımızda hazırlıklar son aşamasına gelmişti. Önce Sn. Ersin Arıoğlu’nun yaptırdığı Kültür Merkezi ziyareti sonra Karamanoğlu Mehmet Bey ve ailesinin bulunduğu türbe ziyaretinin ardından İstiklal Marşımız okundu ve saygı duruşu yapıldı. Öğrencilerimizin halk oyunları gösterisi,ünlü fermanın okunuşunun temsili hepimizi heyecanlandırmıştı. Balkusan köyü muhtarı Sn.Zeki Balcı, Balkusan Karamanoğlu Mehmet Bey Dil ve Kültür Derneği Başkanı Sn. Habib Çalışkan, Ermenek Belediye Başkanımız Sn. Necati Akpınar, tüm vakıf ve dernekler adına Konya Ermenekliler Kültür Sanat ve Sosyal Dayanışma Derneği Başkanı Sn. Halit Bardakçı, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi Öğretim Üyesi Sn. İdris Nebi Uysal, Karaman Belediye Başkanı Sn. Kamil Uğurlu, Milletvekillerimiz Sn.Lütfi Elvan, Sn.Hasan Çalış, Sn.Mevlüt Akgün ve eski Devlet Bakanımız Sn.Fikret Ünlü ile Karaman Valimiz Sn. Fatih Şahin günün mana ve ehemmiyetini ifade eden güzel konuşmalar yaptılar. Konuşmaların ana konusu güzel Türkçemizin korunması, yaygın kullanımı ve Türk Dil Bayramının öneminin yeni kuşaklara yeterince aktarılmasıydı. Törenlerin ardından akşam Selçuklu Oteldeki Taşeli Platformuna katılmak üzere dönüşe geçtik.
Selçuklu Oteldeki toplantıya Milletvekilimiz Sn. Lütfi Elvan, eski Devlet Bakanımız Sn. Fikret Ünlü, Ermenek ,Başyayla,Sarıveliler,Kazancı Belediye Başkanlarımız,mahalle muhtarlarımız, İstanbul, Ankara, Konya, Antalya, Gazipaşa ve Balkusan’daki Vakıf ve Derneklerin Başkan ve yöneticileri ile vatandaşlar katıldı. Toplantı Sn. Lütfi Elvan tarafından açıldı.Oluşturulan sekreteryadan sonra söz alan konuşmacılar; baraj ve çevresi için neler yapılabileceği, turizmin gelişmesi için alınacak tedbirler, eğitimin daha da çeşitlenmesi ve geliştirilmesi için yapılması gerekli çalışmalar ,tarım potansiyelinin artırılması için gösterilecek çabaların teşvik edilmesi ve desteklenmesi,yol sorunları gibi çok kapsamlı konularda sorular sordular, öneriler getirdiler. Toplantı sonunda Lütfi Elvan sorulara yanıt verirken çözüm yollarını da beraberinde izah etti. Ancak netice alınabilmesi için tüm sivil toplum örgütlerinin elini taşın altına koyması gerektiğini ve mevcut iletişimin artarak sürmesi gerektiğini ifade etti. Taşeli Platformu adı verilen bu toplantıların mümkün olduğunca sık tekrarlanması dilekleri ile Sn. Lütfi Elvan toplantıyı kapattı. Ardından Sn. Necati Akpınar’ın hazırlattığı batırma hep beraber yenildi.
Hadim’li olan Muzaffer Hocamızın toplantı sonundaki yorumları o akşamın özeti gibiydi.” Siz Ermenek’liler birlik ve beraberliğinize sahip çıktığınız gibi sorunlarınızı çözmede de çok mesafe almışsınız. Hepinizi kutluyorum”. Bu sözler hepimizi ileriye yönelik daha da motive etmişti. Bizde bu sebeple Hocamıza teşekkür ediyoruz.
14 Mayıs Cuma günü sabah topalak ve saç börekleri yendikten sonra herkes Pazar alışverişine çıktı. Toplu olarak badem ve helva alışverişleri yapıldı. Ancak dönerken nedense kimsenin bademleri ortada gözükmüyordu. Tabi bunda geçmişte Mustafa Keskin’in bademlerinin başına gelenlerin etkisi büyüktü… Cuma namazını Ulu Camii de kılmak için önceden mutabık kalmıştık. Ulu Camii; içinin tarihi dokusu, mistik havası, manzarası ve serinliği ile hepimizi etkilerken cemaatinin az oluşu da içimizi burkmuştu…
Bayram Hasan’ın nefis alabalıkları ile yayla havası artık bizi bekliyordu. Mustafa Keskin’le tavla oynayanlar hep şanssızlıktan şikayet ettiler. Mustafa Keskin’de o gün herkese farklı tarife uyguladı.(Ağa tarifesi 6-0)gibi…Yaylaya ilk gelenlerden Umut Soğukpınar ve Mustafa Sarı kanyon yürüyüşüne çıktılar ve manzaraya hayran olduklarını ifade ettiler. Birer ikişer yenen alabalıkların üstüne Cafer Ünlü konuklara her şeyini kendi hazırladığı meşhur çiğköftesini sundu. Çiğköfte her zamanki gibi çok güzeldi fakat kendisine İstanbul’dan yazılı ve elden mesaj gönderdiğimiz halde acının ayarı yine üst düzeydi ve bizi yine terletti… Arkadaşımıza bir kez daha ellerine sağlık diyoruz.
15 Mayıs Cumartesi günü barajı yakından görmek üzere yola çıktık. Önümüze çıkan göçerlerin kervanı hepimize güzel bir sürpriz oldu. Develerle poz poz resim çektirdik. Yörük çocuklarının hediye ettiğimiz defter ve kalemlere bu kadar sevineceklerini düşünmemiştik. Bu da bizleri hem iyi hem kötü olarak etkiledi. Baraj gövdesinin üzerinde durup bol bol resim çektik. Görmeli köprüsünün yerini tahmin etmeye çalıştık... Gölün kenarlarında yapılan evlerin inşaatları ne kadarda hızlı ilerliyordu…
Oradan Zeyve Pazarına doğru yola çıkıldı. Vardığımızda kimimiz suyun kaynağına doğru yürüyüşe geçti, kimimiz prafaya oturdu. O gün Mustafa Keskin pek formda değildi. Önce tezahüratlar eşliğinde Cafer Ünlü daha sonrada Reşit Keskin ifadesini aldı. Aksi olsaydı dönüş yolunda biraz zorlanabilirdik…
Akşam dönüşte Kaymakam Sn. Mehmet Demir’le buluşacaktık. Selçuklu Otelde konu yine Ermenek’ti. Kaymakamımızın Ermenek için canla başla çalıştığını biliyor duyuyorduk. Özellikle eğitime verdiği önem bizler için çok önemliydi. Bunu kendisine bir kez daha hatırlattık.
Gece saat 01.00 de Ermenek’ten uğurlandık. Uçağımız Konya’dan saat 08.05 ti. Yol boyunca hocamızın İstanbul’a götürmek üzere aldığı kekliklerin uçağa alınıp alınmayacağı konuşuldu. Neyse ki sorun çıkmadı. Hocamıza önce gezimize katıldığı için, sonra yaptığı güzel sohbet ve nasihatler için teşekkür ediyor kendisine, ailesine ve kekliklerine sıhhat ve mutluluklar diliyoruz.
İstanbul’a indiğimizde hepimizin gözlerinde biraz yorgunluk,ç okça güzel anıların tebessümleri vardı…
HALUK SOĞUKPINAR 20.05.2010
|
22.05.2010
|
|